www.FaniDunya.Net |HUZURUN, DOSTLUGUN, KARDEŞLİGİN EN GENİŞ PAYLAŞIMIN TARAFSIZ, KALİTELİ, DEVAMLI HİZMETİN ADRESİ
FANİDUNYA NET TARİH, KÜLTÜR, SANAT, EDEBİYAT => KÖŞE YAZARLARI - KARMA => Cevat Akşit. Profesör => Konuyu başlatan: fanidunya NET - Ekim 11, 2024, 08:06:14 ÖÖ
-
(http://www.fanidunya.net/resimler/besmele.png)
Resulü Müctebâ efendimiz (sav):- Sözlerim Kur’an-ı Kerim’e Uygunsa Onu Ben Söylemişimdir Kabul Edin
Resulü Müctebâ Efendimiz (SAV) buyuruyor: “Ey müminler, benden sizlere hadîs-i şerifler getirilecek. Sizlere benim sözüm olarak gelen hadîs-i şerifleri alınız, Allah’ın (CC) Kur’an’ı ile zıt bir durum görürseniz Kur’an-ı Kerim’e itibar ediniz. Size benim sözüm olarak gelen hadîs-i şerif Allah’ın kelamı Kur’an- Kerim’e uygunsa onu ben söylemişimdir, kabul edin.”
Kardeşlerim, biliyorsunuz bizim dinimizin esasında Kur’an-ı Kerim, Efendimiz’in (SAV) Sünneti, İcmâ ve Kıyas vardır. Bu dört esası da en güzel şekilde yerleştiren âlimler, Türk âlimler olmuştur. Türkler samimi olarak Müslümanlığı kabul etmiş ve samimiyetle Ehl-i Sünnet itikadına göre İslam’ı yaşamaya çalışan millet olmuştur. Toplum olarak içimizde yetişen samimi âlimler bizlerin maneviyatlarını en üst mertebeye çıkarmak için çabalamışlardır. Rabbimizin (CC) kelamı Kur’an-ı Kerim’i ve Efendimiz (SAV) sünnetleri yol haritamızdır.
Efendimiz’den (SAV) gelen hadîs-i şerifleri sahabeler bize söylemiştir. O dönemde Efendimiz’in (SAV) yanında oldukları ve direkt duydukları için toptan karar verip bize gelmesine sağlamalarına İcmâ diyoruz. Sonraki devirlerde müminler arasında bu konulara hâkim ve bilgili olan büyüklerimiz ise Kıyas yaparlar. Bu kişilere biz müçtehit diyoruz. İslam’ın dört esası budur. Bilhassa Türkler bunu yerleştirmişler. İslam’ı yaşayışları da bu dört esasa göre olmuştur. Rabbim (CC) bizleri bu dört esastan ayırmasın.
“ÜMMETİMDEN HERKES DİNİN HÜKÜMLERİNİ BİLMEYEBİLİR”
Resulü Müctebâ Efendimiz (SAV) buyuruyor; “Ümmetimden herkes dinin hükümlerini bilmeyebilir. Farklı alanlarda uzman ve insanlığa hizmet eden müminler vardır. Dinden farklı alanlarda uzman olan müminler, kitap, sünnet, icmâ ve kıyas esaslarına bağlı karakter sahibi bu ilimleri bilerek bildiğini yaşayan ilmi ile amil insanlara sorunuz. Kendi kafanıza göre hareket etmeyin, onlara sorun ve onlara saygı duyun. Âlim meclislerine itibar edin. İlim sahipleri ile düşün ve kalkın.
Onlardan dinin hükümlerini öğrenin ve öğrenmeye çabalayın.
Anlattıklarına göre hayat yaşayan âlimleri örnek alın ve hayatlarınızı onlar gibi yaşamaya çalışın.” Kardeşlerim, dini hususlarda ‘bence’ diye bir tabir yoktur. Hadîs-i şerifte bahsedilmek istenen uzmanlık alanına örnek verecek olursak. Terzi, mesleğini çok güzel icra ediyordur. İnsanlığa hizmeti çok büyüktür. Ama ilmi olarak kendini geliştirememiştir. O yüzdendir, terzi dini bir konuda bence diye hareket etmemeli ve edemez. Nefsi karar aşamasında onu dinen ters bir noktaya götürebilir. Terzinin yapması gereken, ilmi olan ve o ilimle amel eden bir âlimi bulup aklına takılan soruları sormasıdır. Sorduğumuz âlimin de hayatının anlattıkları ile bağdaşması gerekiyor. Rabbimiz (CC) bizlere akıl vermiştir. Ve ilk yolladığı mesaj bize ‘oku’dur. Sorduğumuz âlime ne kadar güvenirsek güvenelim verdiği cevapların hangi kaynağa dayandığını bilmemiz doğru olandır. Kaynaklar Allah’ın (CC) kelamı Kur’an-ı Kerim’e uymak zorundadır. Bu şekilde bizlere yol gösteren muhterem kişileri ahlak ve hayat bakımından örnek aldığımızda eksik olan kısmımızı da tamamlamış bulunuruz. Rabbim, bizleri doğru yoldan ayırmasın.
Prof. Dr. Cevat Akşit.
İNTERNET RADYOMUZ. 24 SAAT YAYINDADIR.
RADYO FANİDUNYA FM
www.fanidunya.net