www.FaniDunya.Net |HUZURUN, DOSTLUGUN, KARDEŞLİGİN EN GENİŞ PAYLAŞIMIN TARAFSIZ, KALİTELİ, DEVAMLI HİZMETİN ADRESİ

FANİDUNYA NET GENEL => MÜBAREK GÜNLER, AYLAR, GECEELR => Ramazan ve Mübarek Günler ve Geceler => Konuyu başlatan: fanidunya NET - Mart 20, 2025, 08:46:55 ÖÖ

Başlık: Dua Zamanı
Gönderen: fanidunya NET - Mart 20, 2025, 08:46:55 ÖÖ
(http://www.fanidunya.net/resimler/besmele.png)

Dua Zamanı

 Bir kul, kendini ne kadar küçük görür, mütevazı olursa, Cenab-ı Hakk'ın indinde o kadar yükselir...

Her zaman dua edilir, fakat bazı vakitlerdeki dualar daha çok kıymetlidir. Onbir ayın sultanı olan bu mübarek ayda, hele son on gününde yapılırsa müstecâb olma ihtimali daha yüksektir.
 
Dua etmek başlı başına ibadettir, sevap kazandırır. Rabbimizin beraberliğini kazandırır, Hadis-i kudside buyuruluyor ki: "Kulum beni nasıl bilirse, ona öyle muâmele ederim. Bana dua ettiği zaman da onunla beraberim." Kabul olmasa bile bu nimet bize kâfidir...
 
Yine bir rivâyet var ki; yapılan dualara karşılık olarak üç şeyden biri verilir: Ya hemen kabul edilir, aynen, istenildiği gibi verilir veya tehir edilir, sonra verilir.

İstediği şey onun için o anda iyi olmayabilir. Şeker hastasının tatlı istemesi gibi. Veya dünyada hiç verilmez ama, ahirette ona sevap olarak verilir ve ona denilir ki: Sen dünyada dua etmiştin ya, kabul olunmamıştı, işte bu sevaplar onun karşılığıdır.

Bunun üzerine Eshab-ı kirâm (aleyhimürrıdvan) dediler ki: Öylese biz de çok dua edeceğiz. Sevgili Peygamberimiz (aleyhisselâm) şöyle buyurdu: "O da size daha çok verecek."
 
Duaların kabul görmesi için helâl lokma yemeliyiz. Vücudumuz, haramlardan beslenmişse veya sırtımızdaki elbiseler haramdan alınmışsa, yapılan dualar kabul görmez... Büyüklerimizden Ebu İshâk hazretleri bir seyahatten döner, kendisini iki adam çok telâşlı bir tarzda karşılar ve derler ki:
 
-Çok büyük bir sıkıntımız var, hayatımız tehlikededir. Bizim emirin iki tane atı vardı, onları ahırdan kaçırdık, dağda dolaşıyorlar, yakalayamazsak ikimizi de cezalandırır. Atlara yaklaşıyoruz, kaçıyorlar. Ne yapacağımızı bilemiyoruz.
 
Bunun üzerine bu mübarek zat atından iner, iki rekat namaz kılar ellerini açar ve dua eder. Daha elleri havada iken atlar kendiliğinden gelir ve teslim olurlar. Bunu gören talebesi;
 
-Hocam, bu nasıl bir dua idi, bunu bize de öğretseniz, biz de lüzumlu hâllerde bu duayı yapsak, deyince. Ona şöyle cevap verir:
 
-Bu duanın böyle anında kabul olmasının sebebi otuz senedir boğazımdan harâm lokma girmediği içindir.
 
Kırık kalple yapılan dualar daha makbuldür... Bir adam Süfyan-ı Sevri hazretlerine gelir ve der ki:
 
-Bizim aile çok kalabalık, gelirimiz de azdır, sıkıntılı bir hayat yaşıyoruz. Bazen evden un istiyorlar, yağ istiyorlar, bende de hiç para olmuyor, çok üzülüyorum, dua buyurun da Rabbimiz bize biraz daha fazla imkân versin. Ona şöyle cevap verir:
 
-Senden bu gıda maddeleri istendiğinde sende de para yoksa, kalbin kırılır. Rabbimiz hadis-i kutside buyuruyor ki; "Ben kalbi kırık olanların yanındayım." O zaman senin duan, bizim duamızdan daha kıymetlidir öyle hâllerde sen hem kendine dua et, hem de bize.
 
Dua ederken, kabul olunacağına inanmak lazım. "Benim duamdan ne çıkar, ben kötü bir kulum, şu kadar zamandır dua ediyorum da n'oldu? Bir netice alamadım" demek yanlıştır.
 
Mahlûkâtın en kötüsü olan şeytan, cennetten çıkarılınca dua etti. "Ya Rabbi kıyâmete kadar canımı alma, beni yaşat" diye ve duası kabul olundu. Kendi düşmanının bile duasını reddetmeyen Rabbimiz, hiç bizim dualarımızı geri çevirir mi?
 
M. Said Arvas.

İNTERNET RADYOMUZ 24 SAAT YAYINDADIR.
www.fanidunya.net