* FANİ DUNYA FORUM HABERLER

Gönderen Konu: Çocuklarda Beslenmenin Önemi ve Sık Yapılan Yanlışlar  (Okunma sayısı 97 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı anadolu

  • Administrator
  • *****
  • İleti: 900
    • www.fanidunya.net


Çocuklarda Beslenmenin Önemi ve Sık Yapılan Yanlışlar

Röportaj - Temmuz 2008 B ir insanın doğumdan 15 yaşı sonuna kadar olan çocukluk dönemi, kişinin fiziksel, zihinsel ve hormonal gelişimini büyük ölçüde tamamladığı kritik bir zaman dilimidir. Bu sürecin sorunsuz ve sağlıklı bir şekilde geçirilmesi, yaşamın kalan kısmının da o derece sağlıklı geçmesine zemin hazırlar.

İşte bu nedenle anne ve babalar çocuklarının beslenmesine haklı olarak çok önem verirler. Çocuk beslenmesi hassas aşamalardan geçer ve aileler için sürekli bir stres kaynağı olmaması için sabırlı ve bilinçli olmayı gerektirir. Bu dönemde yapılacak beslenme hataları hastalıklara neden olacağı gibi gelişme geriliğine ve daha da önemlisi, her geçen gün sıklaşan obezite (şişmanlık) sorununa neden olur.

Çocukluk dönemi farklı büyüme ve gelişme aşamalarından oluşur, Biz bu süreci,1 yaşına kadar bebeklik dönemi,1-6 yaş arası okul öncesi çocukluk dönemi, 6 yaştan ergenlik sonuna kadar da okul çocukluğu dönemi olarak, üç bölümde inceleyeceğiz.

Şüphesiz doğumdan bir yaşına kadar olan dönem hem bebek hem aileler için çok hassas ve desteğe en fazla ihtiyaç duyulan zamanlardır.

Özellikle ilk defa çocuk sahibi oluyorsanız ve çevrenizde size doğru tavsiyelerde bulunacak birileri yoksa sıkıntılı günler geçirebilirsiniz.
Bir yaşına gelene kadar bebeğin boyu yarı yarıya artar, kilosu ise üçe katlanır. Bunlar olurken kemikler kaslar iç organlar ve beyin, bir daha yaşamın hiçbir döneminde olmayacak kadar yoğun bir gelişim geçirir.

Bu gelişimi mükemmel bir şekilde sağlayacak yegâne gıda anne sütüdür. Annenin hiçbir müdahalesi gerekmeden salgıladığı süt, bebeğin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak üzere ayarlanmıştır. Sütün miktarı ve içeriği doğum sonrası günler ve dönemlere göre ve hatta emzirmenin başında ve sonunda farklıdır. Ayrıca masrafsız olması, hiçbir muamele gerekmeden her zaman hazır, bozulmayan mikrop barındırmayan bir gıda olması onu vazgeçilmez kılar.

Hekimler arasında ortak görüş, ilk 6 ay bebeğe anne sütü dışında ek besin başlamamak ve emzirmeyi 2 yaşına kadar sürdürmek yönündedir.
Annenin psikolojisi ve beslenmesi süt salgılamasını etkilese de içerik olarak dünyadaki bütün annelerin sütü aynıdır ve halk arasında "sütün yaramaması" olarak ifade edilen anlayış tamamen yanlıştır. Sadece D vitamini ve Demir miktarı bebeğin ihtiyacını tam karşılayamadığı için, doğumun 2. haftasından itibaren D vitamini ve 6. aydan sonrada demi takviyesi gerekir. Ayrıca çocukta demir eksikliği ve kansızlık gelişmemesi için, annede kansızlık olup olmadığı kontrol edilmeli ve gereken tedavisi yapılmalıdır.

Anne sütü, hazır mama ve inek sütüne göre hazmı daha kolay olduğu için bebekte kabızlık, ishal ve gaz sorunu daha az görülür. İdeal protein oranıyla böbrekleri yormaz. Beyin gelişimi ve hormon yapımında gerekli olan esansiyel yağ asitlerini daha yüksek oranda içerir. İçinde bulunan antikorlar bebeği iltihabi ve çocukluk çağı bulaşıcı hastalıklardan korur. Anne sütü alan bebeklerde, astım, egzema gibi alerjik hastalıklar ve pişik daha az görülür. Annenin takip ve kontrolüne gerek olmadan dengeli bir beslenme sağlar, böylece çocuğu fazla kilolardan korur. Biberon maması, pirinç unu ve bisküvi türü ürünlerle beslenen bebekler genelde daha tombul olurlar ama bu daha sağlıklı oldukları anlamına gelmez.

Bebek iken sağlıksız beslenen ve tombul görünen bebeklerin yağ hücresi sayısı fazla olacağı için ileride obez olma ihtimalleri daha yüksektir.
Diğer önemli bir husus da, emziren anne ile bebeği arasında gelişen özel zihinsel ve bedensel bağdır. Emzirme hem anneyi hem bebeği mutlu eden bir olaydır. Uzun süre anne sütü alan bebekler ilerleyen yaşlarda daha zeki, okulda daha başarılı ve daha sosyal çocuklar olmaktadırlar.
Anne sütü bebek için nasıl vazgeçilmez ise emzirmenin anneye de birçok faydaları vardır: Doğum sonrası kanamaları azaltır, meme ve rahim kanseri olma riskini azaltır, kemik erimesi daha seyrek ve hafif olur, hamilelik öncesi kiloya dönmeyi kolaylaştırır.

6. ayına gelen bebeğin gereksinimleri türlülük kazandığından, ayrıca çiğneme kaslarının gelişmesi ve sonraki yıllara sağlıklı beslenme alışkanlığı ile girebilmesi için kademeli olarak anne sütü yanında ek besinlere başlamak gerekir. Gelecek 6 aylık dönemde önce meyve suları ve sebze püreleriyle başlayarak gıdaların kıvamı giderek arttırılır, miktar ve türü çoğaltılır, bebek bir yaşına gelince aile sofrasında bulunan her türlü yemeğe alışmış olmalıdır.

Bu dönemde sık yapılan hatalardan biri bebeğe sadece yemek sularıyla ekmek vermektir ki bunun hiçbir besleyici değeri yoktur. Bazı anneler ise ilerleyen yaşına rağmen bebeğe bütün gıdalarını püre halinde verirler ardından katı gıdalara geçişte zorluk yaşalar.

Marketlerde satılan hazır meyve suları ve çorbalar, dondurulmuş gıdaların bebek beslenmesinde yeri yoktur. Temel kural; içinde tam olarak ne bulunduğundan emin olamayacağımız veya uzun vadede etkileri ve yan etkileri bilinmeyen koruyucu madde ve boyalar içeren gıdalardansa, evde hazırlanan taze gıdaları tercih etmektir.

Başlayabileceğiniz ilk ek besinler: elma, şeftali, armut suyu ve püresi, pirinç unu muhallebisi, sebze püreleri olabilir. İlk besinleri reddetmemesi için, sizin rahat bebeğin canlı, keyifli, ne çok aç nede tok olduğu bir zaman deneyin. Gıda ilk önce pütürsüz püre halinde, 7. aydan sonra pütürlü, ezilmiş, 9. aydan sonrada küçük parçalar halinde verilebilir. Diğer bir kural,besinlere teker teker başlayıp, birine alıştıktan sonra bir diğerine geçmek ve miktarını bir tatlı kaşığıyla başlayıp giderek arttırmaktır.Bebek bir gıdayı reddediyorsa ısrar etmeyip,birkaç hafta sonra tekrar denerseniz daha başarılı olursunuz..Gıdaları daha kolay alsın diye şekerle tatlandırmak ,zorlayarak yada televizyon karşısında dikkatini dağıtarak beslememek yanlıştır.

Meyve ve sebzeler çok iyi A ve C vitamini kaynağı olmaları, yoğun lif içeriği nedeniyle de kabızlık önleyici etkileri yanında, genel olarak bünye tarafından iyi kabul edilirler. Bunları mevsimine göre taze olarak rahatlıkla kullanabilirsiniz. Yalnız domates, çilek, kivi, portakal, limon alerji yapabilecekleri için bir yaşından sonra dikkatli olarak başlanmalıdır.

6 aydan itibaren rahatlıkla verebileceğiniz ve iyi bir Kalsiyum kaynağı olan yoğurdu evde günlük hazırlayıp vermek en sağlıklısıdır. Daha sonraları yoğurda meyve püresi ve pekmez katılabilir. 8. aydan itibaren peynirler kahvaltıda veya çorbalara katılarak verilebilir.

Yumurta üstün kaliteli protein ve çok zengin vitamin kaynağıdır.6. aydan sonra çok iyi haşlanmış olarak sarısını ¼ oranında başlanıp, 2 hafta sonra bütün olacak şekilde arttırılarak verilir. Yumurtanın beyazı da aynı şekilde 8. aydan sonra verilebilir. Yumurta 2 günde bir adet veya et yemeyen çocuklara her gün bir adet verilebilir.

Etlere gelince, 8. aydan itibaren önce tavuk eti daha sonra kımızı ve bir yaşına doğru balık verilebilir. Etler iyi protein ve demir kaynağıdır, balıksa sinir sisteminin gelişimine çok faydalı omega 3 yağ asitleri içerir.

İnek sütü, alerjik burun akıntısı, astım egzema, pişik gibi alerjik hastalıklara, kansızlığa, kabızlık ve hazımsızlık gibi sorunlara neden olduğu ve böbrekleri fazla yorduğu için bir yaşından önce önerilmez. Anne sütünün olmadığı, hazır mamaları alacak ekonomik gücün olmadığı durumlarda önce 1/3 oranında sulandırılarak sonraları tam olarak ve demir takviyesi yapılarak verilebilir.

Bebeklik dönemi atlatıldıktan sonra büyüme nisbeten yavaşlar ve ergenlik öncesi tekrar bir ivme kazanır. Bu yaşlarda karşılaşılan beslenme sorunları da farklılık gösterir ve daha ziyade alışkanlıklarla ilgilidir ya da merkezinde yemeğin olduğu çocukla ebeveyn arasındaki sinir savaşıdır.
Okul öncesi dönem çocuğun kişiliğinin geliştiği ve alışkanlıkların yerleştiği zamandır ve sağlıklı beslenmenin temelleri bu dönemde atılır.

Ailelerin dikkat etmesi gereken husus kendi çocuklarının, komşu çocuğuna oranla daha zayıf veya daha kısa olmasından ziyade yaşına göre dengeli bir gelişim göstermesidir. Bunun olması için her gün yeterli miktarda dört ana besin öğelerinden alması gerek. Bunlar, süt ve süt ürünleri, sebze ve meyveler, et yumurta ve baklagiller ve son olarak tahıllar (ekmek, pirinç, bulgur…) olarak gruplara ayrılırlar.

Bu dönemde yapılan beslenme hataları vitamin eksikliği, kansızlık, boy ve kilo eksikliği veya şişmanlığa neden olur.

Annelerin en sık yakındığı husus çocuklarının yemek seçmesi ve hiç iştahlarının olmamasıdır. Bu tür sorunlar her zaman çocuktan kaynaklanmaz, ailelerin yanlış tutumu da böyle sonuçlar doğurabilir. Örneğin anneler çocuğun acıkmasına hiç fırsat tanımadan sık sık onları beslemek isterler. Doğal olarak çocuk iştahla yemez ve açlığı giderme hazzına varamaz. Yemekleri hazırlarken size yardım etmesine olanak tanıyıp, gıdaların özelliklerini, faydalarını ona anlatarak yemek yemeyi eğlenceli hale getirebilirsiniz.

Eğer çocuğunuzla olan ilişkinizde en çok yer eden onun yemesi ve iştah durumu ise, o sizinle daha çok vakit geçirmek, daha çok ilgi görmek içi bu durumun devam etmesini isteyecektir. Yemek yemediği zaman anne ve babasının üzüldüğünü gören çocuk, onları cezalandırmak için de bu yolu seçebilir.

İnsanın ruh halinin iştahı etkilediğini hepimiz yaşadığımız için biliriz. Bu nedenle yemekten önce veya yemek esnasında çocuğunuza söyleyeceğiniz olumsuz şeyler veya olumsuz davranışlar onu üzüp iştahını kaçırabilir. Bunun yerine yemeğin neşeli bir hava içinde geçmesini ve yemeğini bitirdiğinde onu takdir etmeniz faydalı olur. Beslenmeyle ilgili katı kurallardan kaçınıp sabırlı olmak ve sorunları çözümünü zamana bırakmak en iyi seçenek olabilir.

Çocuğunuz düzenli olarak et ve sebze yemiyor diye üzülüp onunla mücadeleye girmeye gerek yok. Bilmelisiniz ki baklagillerde et kadar zengin ve besin değerleri etinkine yakın, aynı şekilde meyveler de sebzelerin yerini alabilir veya süt içmeyen çocuklara verilen sütlü tatlılar, yemeklere katılan peynir ve yoğurt onun kalsiyum ihtiyacını karşılar.

Dikkat edilmesi, gereken önemli bir hususta, iki öğün arası ve yemek saatlerine yakın alınan abur cubur denilen çikolata, şeker, sakız, cips, meyve suyu, gazlı içeceklerdir. Bütün bunların besleyici değeri yok denecek kadar azdır ve çocuğun yemeklere olan ilgisini azaltırlar. Ayrıca bunlarda kullanılan koruyucu maddelerin ve boyaların uzun vadede etkisini kimse kestirememekle birlikte, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu benzeri belirtilere neden oldukları ve kanserojen etkileriyle ilgili bulgular şimdiden ortaya çıkmıştır.

Eğer çevrenizde bulunan her türlü besinden mevsimine göre taze olarak çocuğunuza verebiliyorsanız onun sağlıklı olmasını ve dengeli büyümesini sağlarsınız, vitamin şuruplarına, balık yağlarına, direnç arttırdığı iddia edilen pahalı ürünlere de boş yere paranızı harcamamış olursunuz. Unutmayın ki çocuğunuzun sağlıklı alışkanlıklar edinmesinin en kolay ve herkes için en faydalı yolu ona örnek olmaktır.

Okul çağında çocuk, uyku dışındaki zamanının çoğunu okulda geçirir ve sağlıklı bir beslenmeden uzak kalır. Araştırmalar çocukların %80 den fazlasının sabah kahvaltı yapmadan okula gittiklerini göstermektedir. Ayrıca tam gün eğitim uygulanan birçok okulda da öğlen yemeği imkânı yoktur. Bu durumda çocuk bütün günü bir sandviç, bir meyve veya kantinden alacağı abur cubur ile geçirmek zorunda kalır. Böyle bir beslenme tarzı çocuğun okul performansını olumsuz etkilediği gibi, hızlı gelişiminin gereği yoğun protein ihtiyacını da karşılamaz.

Günün en önemli öğünü kahvaltıdır ve kesinlikle terk edilmemelidir. Düzenli olarak geleneksel kahvaltı şeklinde olmasa da en azından demir ve vitaminden zenginleştirilmiş tahıllı gevrekler süt ile verilebilir. Düzgün kahvaltı yapmayan çocuklarda dikkat bozukluğu, kronik yorgunluk, derslerde başarısızlık daha sık görülür.

Son zamanlar en önemli çocuk sağlığı sorunlarından biride şişmanlıktır. Bunun en önemli nedenleri: kantinlerde satılan sağlıksız ve kalori değeri çok yüksek çikolata gofret cips türü ürünler ve meyve suları. Moda haline gelen, reklâm ve dizilerde bolca teşvik edilen fast foodlar da diğer önemli unsurdur. Genel yaşam tarzımızdaki değişiklikler(televizyon, bilgisayar karşısında geçirilen zaman, daha az hareket) de şişmanlamayı kolaylaştırmaktadır. Çocuklarda şişmanlık, yetişkinler göre daha hassas bir konudur ve bunun getirdiği psikolojik olumsuzluk daha yıkıcı olabilir. Diğer yönden çocuk gelişimini tamamlamadığı için düşük kalorili diyetler önerilmez. Bu durumda üç ana öğün yanında üç ara öğünde, çocuğun dengeli ve doğal beslenmesine özen gösterip düzenli spor yapmasını da mutlaka sağlamak; kendi yaş standartları dışında kilo almaya devam ediyorsa bir uzmanın yardımını almakta gecikmemek gerekir.

İNTERNET RADYOMUZ. 24 SAAT YAYINDADIR.

RADYO  FANİDUNYA FM
Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap



 


* BENZER KONULAR

Takva Toplumu ve Kardeşlik Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 08:56:54 ÖÖ]


Model Ailenin Gerekliliği Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 08:46:57 ÖÖ]


Allah Varsa Neden Kötülük Var 3 Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 08:37:51 ÖÖ]


Nefs-i Emmaremle Bir Muhavere 1 Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 08:29:18 ÖÖ]


İmansız Ölene İman Gömleği Giydirmek Kurtarmaz Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 08:14:01 ÖÖ]


Kibirliye Acıyan Olmaz Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 07:53:07 ÖÖ]


Ahmet Mercan - Depremin Yedi Rengi Şiir Albüm 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 10:16:14 ÖS]


Aydın Yılmaz - O'na Doğru 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 10:07:34 ÖS]


En Güzel İlahiler - Karma 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 10:00:19 ÖS]


Bekir Sağar - Hz. Muhammed'in Aşkındandır _ Mevlanalar Bitmedi 320 kbps Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 09:45:21 ÖS]


Abdülbaki Kömür Ezgiler - Yollar Bir Olsun 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 09:38:23 ÖS]


Ahmed Sahin Albümleri 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 09:30:20 ÖS]


Dursun Çolak - Albümleri 320 kbp - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 09:23:28 ÖS]


Günlük hayatta kul hakkı Gönderen: melek
[Dün, 02:13:02 ÖS]


Bela ve Musibetler Gönderen: melek
[Dün, 02:08:44 ÖS]


İslami Bütünlük Gönderen: melek
[Dün, 02:03:11 ÖS]


Ben İflah Olmam Gönderen: melek
[Dün, 01:56:51 ÖS]


Yoksulluk Kaderimizmi Gönderen: melek
[Dün, 01:53:02 ÖS]


Kulluğun İki Temel Şartı Gönderen: melek
[Dün, 01:45:56 ÖS]


Nefis Kötülüğü Emreder Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 09:05:46 ÖÖ]