www.FaniDunya.Net |HUZURUN, DOSTLUGUN, KARDEŞLİGİN EN GENİŞ PAYLAŞIMIN TARAFSIZ, KALİTELİ, DEVAMLI HİZMETİN ADRESİ
FANİDUNYA NET iSLAMİ YAŞAM HAYAT TOLUM VE AİLE => İSLAMİ YAŞAM HAYAT TOLUM VE AİLE => Tevekkür Tevhid => Konuyu başlatan: fanidunya NET - Mayıs 16, 2024, 06:53:03 ÖÖ
-
(http://www.fanidunya.net/resimler/besmele.png)
Azim Tedbir ve Tevekkül
Müsteşriklerin biri yazmış: “Yeni bir atılım yapacaklar, dikkat edin.” diye. Mehdi gelecek, o yapacak. Tamam, gelecek, yapacak ama ne zaman 10-20-100 sene onun için herkes kendisine mecazi manada Mehdi kabul edecek ve elinden geleni yapacak, hocam, ben ne yapabilirim?
Herkes üzerine düşeni yapacak, fabrikada önemsiz bir vida olmazsa fabrika duruyor. Bir dişli kırılsa motor çalışmıyor.
Ben, vidayım. Vidalığımı yapacağım.
Sen motorsan, motorluğunu yapacaksın.
Tedbir olarak da gerekli olan her şey yapılacaktır.
Peygamberimiz, “Allah seni insanlardan koruyacaktır.” (Maide, 67) buyuruyor.
Efendimiz’i bazı olaylarda ashabı koruyordu. Ayet-i kerime nazil olunca bunu yapmaz oldular ama Peygamberimiz, insan olarak tedbirini alıyordu.
Hicrette de önce inanmış insanların hicret etmesini sağlıyordu.
Günümüzde ise önce başkan kaçıyor cepheden.
Peygamberimiz, evvela hicret edilecek zemini hazırlıyor, sonra ashabını gönderip, kimse kalmayınca kendisi gidiyor.
Tedbir olarak Hazreti Ebu Bekir’e 2 deve hazırlamasını söylüyor.
“Ben peygamberim, Rabbim beni korur, uçar giderim.” demiyor. Deve hazırlatıyor.
Dinimize inanmayan ama izciliği iyi bilen ve bölgeyi çok iyi tanıyan bir adamı kiralıyorlar.
Develeri ona veriyorlar ve üç gün sonra mağaraya götürmesini söylüyorlar. Adam, ağzını tutacak tabii ki.
Peygamberimiz hicret gecesi Hz. Ali’yi yatağında yatırmak suretiyle Hz. Ebu Bekir ile birlikte Sevr mağarasına ulaşıyorlar.
Üç gün orada gizleniyorlar. Bu arada ne yiyecekler?
Bir çobanla anlaşıyorlar. Çoban sürüsünü her gün oraya getiriyor, sürüyü sağıp sütünü içiyorlar.
Hz. Ebu Bekir’in (r.a.) oğlu her gün oraya geliyor. Günlük olayları onlara bildiriyor. Gece orada kalıyor. Sabahleyin Mekke’ye dönüyor.
Sürü de onun izinin peşinden gidiyor ve izi kayboluyor.
Hem gelişte hem de gidişte, Hz. Ebu Bekir’in oğlu yemek de getiriyor. Yani Peygamber Efendimiz’in bugünkü tabirle casusları vardı.
Peygamberimiz tüm tedbirleri aldıktan sonra Rabbine yöneliyor.
Saklandıkları mağarada onları arayan Mekkeliler o kadar yaklaşıyorlar ki, sesleri duyuluyor; eğilseler görecekler.
Endişelenen Hz. Ebu Bekir’e Peygamberimiz:
“Eğer siz O’na (Rasül’e) yardım etmezseniz, Allah ona yardım etmişti. Hani ikinin ikincisi iken kâfirler onu çıkarmıştı. O ikisi mağarada iken arkadaşına (Ebu Bekir'e) "Üzülme, Allah bizimle beraberdir" demişti.
Allah da ona sekineyi (güveni) indirdi ve sizin görmediğiniz ordularla O’nu kuvvetlendirdi. Kâfirlerin (küfür) kelimesini alçalttı. Allah'ın kelimesi, işte o çok yücedir. Allah azizdir, hakimdir.” (Tevbe süresi ayet 9/40)
“Allah, bizimle beraberdir.”
Peki madem ta baştan beraberdi de o kadar tedbire ne gerek vardı.
O zaman bize örnek olmazdı, bize olması gerekeni göstermiştir. Sen de tedbirini alacaksın; müşrikleri de kendi emrinde adaletle yönetmesini bileceksin.
Hicretten önce Mekkeliler Peygamberimiz hakkında bir toplantı yapıyorlar. Buna ne yapalım diye.
Rabbimiz, onların kendi aralarındaki tekliflerini peygamberine haber veriyor:
“Hani, o kâfirler seni hapsetmek, öldürmek veya çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlar, Allah da tuzaklarını bozar. Allah, tuzak kuranlara karşılık verenlerin en hayırlısıdır.” (Enfal süresi ayet 8/30)
Teklifler arasından öldürme fikri kabul ediliyor.
Bunu her kabileden bir delikanlı katılacak ve hep beraber öldürecekler ve böylece Kureyş kabilesi kan davası güdemeyecekti.
Peygamberimiz’in evini sarıyorlar. Fakat yatakta Hz. Ali’yi buluyorlar.
Allah’ü Teala’nın onların tuzaklarını boşa çıkarması için kulunun da gayret etmesi gerekiyor.
Gökyüzünden melek indirip hiçbir zaman İslâm’ı savundurtmamıştır ama bir mümin çıksa onu desteklemiştir.
Peygamberimiz’i öldürüp gelene, yakalayıp gelene ödüller vaat ediyorlar; her türlü yıldırma planları, ateşe atma, ambargo, sürgün etme eskiden, o dönemden kalmıştır.
Konulan ödülü almak isteyen bir sürü insan sağa sola koşuşturuyor.
Gönülleri evirip çeviren Allah celle celalühtür.
Süraka isimli Mekke’nin en güçlü ve cesur insanlarından biri, Peygamberimiz’i buluyor ama Rabbimin bir mucizesi olarak atın birkaç defa tökezlenmesi Süraka’da bir şeyler canlandırıyor.
“Bu bir peygamberdir, öldürülmemesi gerekir” diyor.
Dünyasında bir değişiklik olmuş, hatta
Peygamberimiz’den bir berat bile almıştır.
Mekke’ye dönerken ödül avcılarına, “Bu tarafta yok” diyerek geri çevirir.
Ve yolculuğun sonunda Peygamberimiz sağ salim Medine’ye ulaşmış, büyük bir coşku içinde karşılanmıştır.
Bugün Efendimiz teniyle aramızda yok ama getirdiği Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şerifleri ile aramızda.
İmam Malik Hazretleri, hadis okutacağında bembeyaz elbiselerini giyerdi, güzel kokular sürünür ve ders esnasında da buhurdanlıklar yakılır, dershane buram buram çiçek kokusuyla dolar ve ondan sonra vakarla çıkar dersini verirdi.
Bu Efendimiz’i karşılama gibi bir şeydi bu; mümkün mertebe bunlara dikkat edilmesi gerekir.
Mahmut Toptaş.
İNTERNET RADYOMUZ. 24 SAAT YAYINDADIR.
RADYO FANİDUNYA FM
www.fanidunya.net
TÜM OKUYCULARIMIZI PAYLAŞIMA DAVET EDİYORUZ, DAVETLİSİNİZ.