* FANİ DUNYA FORUM HABERLER

Gönderen Konu: Tevhîd Mesajı ve İslâmî Kimlik  (Okunma sayısı 96 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı anadolu

  • Administrator
  • *****
  • İleti: 894
    • www.fanidunya.net
Tevhîd Mesajı ve İslâmî Kimlik
« : Mart 24, 2025, 04:55:59 ÖS »
 

Tevhîd Mesajı ve İslâmî Kimlik

 Tevhidi mesaj, bütün peygamberlerin ortak çağrısıdır. Her peygamber kendi diliyle kavimlerine “Allah’a (cc) ihlâsla teslim olunuz ve Tağut’a kulluk etmekten kaçının” tebliğini yapmışlardır. Peygamberlerin tebliği karşısında iki sınıf insan var olagelmiştir: İnananlar ve inanmayanlar.

İnananlar çağrıyı kabullendikten sonra hayatlarını, düşüncelerini kısacası hayata dair ne varsa hükümlerini Allah’tan almış, hayatlarının rengini Allah’ın boyası ile boyamışlardır. Bu; hakikat, muhkem nassla sabittir: “İşte Allah’ın boyası! Allah’tan daha güzel boyası olan kim vardır? Biz yalnız ona kulluk ederiz.!” (Bakara Sûresi:138) Bu; ”Biz yalnızca O’na kulluk ederiz,” hayatımızda sadece Allah (c.c) söz sahibidir. Her işimizi ‘O’nun muradına uygun olarak yapacağız” anlamına gelmektedir. İnananlar kabul etmiş ve hallerini değiştirmişlerdir. İnanmayanlara değişim zor geldiği için, kimi müşrikler manasını bildikleri halde kabule yanaşmamışlardır.
 

Tevhîd Mesajı ve İslâmî Kimlik

TEVHİDİ mesajbütün peygamberlerin ortak çağrısıdır. Her peygamber kendi diliyle kavimlerine “Allah’a (cc) ihlâsla teslim olunuz ve Tağut’a kulluk etmekten kaçının’ tebliğini yapmışlardır.” Peygamberlerin tebliği karşısında iki sınıf insan var olagelmiştir: İnananlar ve inanmayanlar. İnananlar çağrıyı kabullendikten sonra hayatlarını, düşüncelerini kısacası hayata dair ne varsa hükümlerini Allah’tan almış, hayatlarının rengini Allah’ın boyası ile boyamışlardır. Bu hakikat, muhkem nassla sabittir: “İşte Allah’ın boyası! Allah’tan daha güzel boyası olan kim vardır? Biz yalnız ona kulluk ederiz.!” (Bakara:138) Bu, ”Biz yalnızca O’na kulluk ederiz.” Hayatımız da sadece Allah (c.c) söz sahibidir. Her işimizi ‘O’nun muradına uygun olarak yapacağız” anlamına gelmektedir. İnananlar kabul etmiş ve hallerini değiştirmişlerdir. İnanmayanlara değişim zor geldiği için, kimi müşrikler manasını bildikleri halde kabule yanaşmamışlardır.

Esasında tüm mesele de bu kelimenin manasında saklıdır. Karşı çıkanlar, bu kelimenin ihtiva ettiği anlama karşı çıkmışlardır. Bu çağrıyı dillendiren Peygamberlerle kavimlerinin her hangi bir sorunu yoktur. Sorunları peygamberlerin getirdiği mesaj iledir. Kur’an’ın en çok üzerinde durduğu konulardan birisi uluhiyyet konusudur. İlah kavramının anlaşılması, anlayarak kabul ve ilan edilmesi gerekmektedir. İlah kelimesi kısaca şu anlamlara gelmektedir.

1. Hüküm Vermek anlamındadır.

Uluhuyyetin en belirgin özelliklerindendir hüküm konusudur.

“Dikkat edin, yaratma, emir ve idare yalnızca O’na aittir. Alemlerin Rabbi olan Allah (c.c)’ne yücedir!” (A’raf:54)

Tevhid’in içerdiği mesajların başında Hükmün yalnızca Allah’a (c.c) ait olduğu gerçeği gelmektedir. Allah (c.c) hükmünde kimseyi kendisine ortak etmediğini şu ayette beyan etmiştir.

“De ki: Ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. O ne güzel gören ve işitendir. Onların Allah’tan başka bir velisi yoktur. Otoritesine hiç kimseyi ortak etmez.” (Kehf: 26)...

2. Zatı İçin sevilmek manasındadır...

Sevgilerin Allah (c.c) adına, Allah (c.c) için olması Allah’ı (c.c) ilah kabul etmenin bir gereğidir. Allah (c.c) için sevgi Allah (c.c) için buğz en önemli ibadetlerden birisidir...

“İnsanlardan kimi, Allah’tan başka eşler tutarlar. Allah’ı sever gibi onları severler. İman edenlerin ise, Allah sevgisi her şeyden üstündür. O zalimler, azabı görecekleri zaman, bütün kuvvetin Allah’a (c.c) mahsus olduğunu ve Allah’ın (c.c) da şiddetli azap sahibi olduğunu bir bilseler.” (Bakara. 165)

“Din ancak Allah (c.c) için sevmek ve yine O’nun için sevmemektir.”

Allah’a (c.c) ve Peygamberine itaat, imân ve sevgi yolundan geçer. İman iddiasında bulunanların kalplerindeki sevgiyi gözden geçirmeleri gerekmektedir. Allah’ın (c.c) sevmediği ne varsa temizlemek imanın gereğidir. Allah’ın kulunu sevmesi ise peygambere itaatten geçer. “De ki: -Allah’ı (c.c) seviyorsanız, bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.“ (Al-i İmran Sûses: 31

3. Yalnızca O’na itaat edilmesi de Uluhuyyetin gereklerindendir.

Baş eğmek, itaat etmek yalnızca Allah’a (c.c) ve Allah’ın (c.c) izin verdiklerine olmak zorundadır. “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin ve amellerinizi iptal etmeyin ”(Muhammed:33)

Allah’a (c.c) ve Peygambere İtaat Her Bakımdan Teslimiyet İster..

İman bir iddiadır ve her iddia ispat ister.

«İtaat» terim olarak, inanıp baş eğmek, teslimiyet gösterip verilen emri aynen yerine getirmek anlamına gelir...

Bu tevhid inancı insana bir kimlik sunar. Bu kimliğin çerçevesi bellidir. Hudutları nettir. ”Tilke hududullah” İslâmî kimliğin sınırlarını ihlal edenler müttaki vasfını kaybedenlerdir... Kimlik, insanı tanımlayan kişiye hastır. ‘Kimsin?’ sorusuna verilen cevap kişinin kimliğidir.

“İnsanları Allah’a davet eden, sâlih ameller işleyen ve ‘ben şüphesiz müslümanlardanım” diyen kimselerden daha güzel sözlü kim olabilir?” (Fussilet:33)

İslâmi kimliğin temel taşları ve kimlik sahibine kazandırdığı vasıflar:

1. Bu Kimliğin özü ’Tevhid’dir, sahibinin vasfı ‘Muvvahid’tir:

Muvvahid; hiç bir şeyi Allah’a (c.c) eş koşmayan, şirkin her türlüsünden imanını arındırmış demektir. İman etmek değil, Tevhid ile iman etmek esastır. “İman edenler ve imanlarına zulüm karıştırmayanlar, işte emniyet onlar içindir, hidayette olanlar da onlardır.” (Enam. 82) Ayet’teki zulümden kasıt, şirktir. Şirk ise Tevhidin zıddıdır...

2. Bu kimliğin özünde teslimiyet vardır ve teslim olanın vasfı da Müslüman’dır.

İtirazsız, Allah’tan (c.c) ne geldiyse, nasıl isteniyorsa öylece teslimiyet göstermek, itaati itirazsız, ‘ama’sız yapmak... Örneğini Hz. İbrahim’i ailesinden alarak (as)

“Kendini bilmeyenlerden başka kim İbrahim’in yolundan yüz çevirir? Biz dünyada onu seçmiştik. O, şüphesiz ahirette de iyilerdendir. Rabbi, O’na ‘teslim ol’ dediği zaman; ‘Alemlerin Rabbine teslim oldum’ demişti. (Bakara:130-131) Hz. İbrahim ateşe atılması karışsında teslimiyetinden bir şey eksilmedi. Oğlu ve eşinin çölün ortasına konması istendi, teslimiyetinden bir şey eksilmedi. Oğlunu kurban et dendi, teslimiyetinden bir şey eksilmedi... Hacer annemizi ve oğlu İsmail her biri, ailece Allah’tan gelen her ne varsa ondan razı olmuşlardı. Günümüz Müslümanları da Allah’tan gelen her ne emir varsa “Tamam” diyerek teslim olmakla mükelleftirler... Ama’sız bir teslimiyet kitabına uydurmadan kitaba uyarak gerçekleştirilmiş bir teslimiyet... Bâtılın karşısında, ‘biraz da modern olalım ‘kompleksine kapılmadan. Biraz da demokrasi demeden, öz güvenle ‘demokrat değilim adım Müslüman’ diyerek gösterilmiş bir teslimiyet..

3. Bu kimliğin özünde Takva vardır ve takva sahibinin vasfı Müttakidir.

Muttaki, Allah’tan (c.c) gerektiği gibi korkadır: “Ey iman edenler! Allah’tan nasıl korkulması gerekiyorsa öylece korkun ve Müslümanlık’tan başka (bir akide üzere de) ölmeyin.“ Al-i İmran:102)

İlgili ayetin açıklamasında Celal yıldırım şöyle diyor;

“Allah’tan gereği gibi korkup sakının, sözünün anlamı, Allah’a (c.c) itaat etmek, isyan etmemek; şükredip küfretmemek; Onu anıp unutmamaya çalışmaktır

«Kul, dilini tutmadıkça Allah’tan (c.c) gerektiği gibi korkmuş olmaz.

«Allah (c.c) sizden yana üç şeyden hoşnud olur; üç şeyden de hoşnud olmaz. Hoşnud olacağı üç şey;

1. O’na ibâdet edip hiçbir şeyi ortak koşmamanızı,

2. Hep birden O’nun ipine (Kur’ân ve İslâm’a) sımsıkı sarılmanızı, ayrılmamanızı,

3. Sizi idare edenlere nasihatçı olmanızı ister.

Hoşnud olmayacağı üç şey:

1. Dedikoduda bulunmanızdan,

2. Gereksiz soru sormanızdan,

3. Malı (lüzumsuz yerlere harcayıp) zayi etmenizden hoşlanmaz. Şüphesiz ki bu Kur’ân Allah’ın (c.c) ipidir.. Allah’ı (c.c) birlemek, tanımak ve sevmek ittikaya kapı açar. Kur’ân bunu, «Allah’tan nasıl korkulması gerekiyorsa öylece korkun!» emriyle özetlemiştir.” (İlmin ışığında Kur’an tefsiri)

4. Bu kimliğin Özünde Cihad vardır ve cihad edenin vasfı Mücahiddir...

“Asıl müminler, Allah’a ve Rasûlüne iman edip, hiç şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte doğrular/sadıklar onlardır.” (Hucurat:15) Mücadelesini kendi için sürdürecek, hidayetten sonra savrulmamak için. Asimile olmamak, izm’lerin dümen suyuna girmemek için. Hele de buz patenine dönen dünyada modern rüzgarlarla savrulunan bir zamanda, Allah’ın (c.c) ipine tutunmak için cihad etmek...

Mücadelesini ailesi ve çocukları için yapacak. Zira “Ey iman edenler kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun” (tahrim:6) buyurulmaktadır. Şayet kulluğuna engel olurlarsa kaybedenlerden olunur bilinciyle hareket ederek.

“Ey inananlar! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan bazıları size düşmandır. Onlardan sakının. Eğer affeder, hoş görür, bağışlarsanız muhakkak ki Allah da çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (tegabun:14)

Toplum için mücadele edecek... Çünkü Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır.

“Fitne ortadan kalkıp Allah’ın dini tam anlamı ile egemen oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer yaptıklarına son verirlerse zalimlerden başkasına asla saldırılmaz.” (Bakara:193)

Mazlumlar için mücadele edecek... Çünkü Allah şöyle buyuruyor:

“Size ne oldu ki, Allah yolunda ve ‘Ey rabbimiz, bizi şu zalimlerin yaşadığı beldeden çıkar, bize katından bir kurtarıcı, kendi katından bir destek i gönder’ diye yalvaran ezilmiş erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz.” (Nisa:75)

İslâm kimliğini bilinçli tercih edip, kimliğin gereklerini yerine getirenlere mümin diyor rabbimiz. Onlar için ise Altlarından ırmaklar akan cennetler vaad etmiş. Haydi ne duruyoruz, Allah’ın (c.c) vaadi haktır. Yeter ki biz kimliğin gereğini yerine getirelim...

İNTERNET RADYOMUZ 24 SAAT YAYINDADIR.
Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap

 


* BENZER KONULAR

Bayramın Hüznü Hüznün Bayramını Karşılarken Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 08:19:15 ÖÖ]


Ramazan İman Sohbetleri 8 Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 08:08:53 ÖÖ]


Allah'ın Rahmetinden Mahrum Kalanlar Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 07:52:15 ÖÖ]


Çağımızın Büyük Günahı - Gıybet Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 07:41:58 ÖÖ]


Kur’ân Günlüğü 28 Cüz Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 07:31:26 ÖÖ]


Gülzâr _ Alvarlı Efe Hazretleri'nin Bestelenmiş Eserleri - 320 kbps - KARMA Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 12:30:20 ÖS]


Erşan Ertekin - Yüce Allah'ım _ Güle Benzer 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 12:22:50 ÖS]


Engin Titiz - Mahcubum Allahım 320 Kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 12:16:04 ÖS]


Çeşitli Sanatçılar - En Seçkin İlahiler 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 12:09:40 ÖS]


Derviş Yusuf Okçu - Benim Derdim Deste Deste 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 12:02:35 ÖS]


Bahadır Yenişehirlioğlu - Sonra Giydirir Aşk Esvabını - Şiir Albüm - 320 kbps - Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 11:55:39 ÖÖ]


Ali Kırış - Güller Açıyor Allah Dedikçe 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 11:47:08 ÖÖ]


SÜphanlı Nur Ahmet - Kurtar Beni Allah'ım 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 11:40:03 ÖÖ]


Ayhan Türker - Garip Kulun 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 11:32:41 ÖÖ]


Ali Duran - Muhabbet Yolu 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Dün, 11:26:00 ÖÖ]


Her kötülüğün ilacı Gönderen: melek
[Dün, 11:14:44 ÖÖ]


Ebedi Hayata Doğmak Gönderen: melek
[Dün, 11:09:04 ÖÖ]


Adam Olmak Gönderen: melek
[Dün, 11:04:39 ÖÖ]


Nefsimiz ve Biz Gönderen: melek
[Dün, 11:00:30 ÖÖ]


İnsanız Zayıfız Gönderen: melek
[Dün, 10:56:41 ÖÖ]