* FANİ DUNYA FORUM HABERLER

Gönderen Konu: BOŞANMADAN EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR  (Okunma sayısı 291 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fanidunya

  • Ziyaretçi
BOŞANMADAN EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR
« : Şubat 03, 2019, 10:58:21 ÖS »
BOŞANMADAN EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENİYOR

Değerli okuyucular, boşanma sırasında en büyük kavga, çocukların çevresinde döner. Anne-baba bilerek ya da bilmeyerek çocuğu, kendi çekişmelerinin ortasına atarlar. Onu yan tutmaya, kimi zaman da arabuluculuk yapmaya zorlarlar. Oysa çocuk için en zor şey, anne-baba arasında seçim yapmaktır.

Boşanma, çocukların kolayca kavrayıp, benimseyecekleri bir durum değildir. Hele okul öncesi yaşlarda büsbütün anlaşılmazdır. Çocuğun aklı karışmıştır, tedirgindir. Kimsenin kendini sevmediğini düşünür. Kendini kavgaların baş nedeni olarak görür, kendisi için vazgeçilmez iki varlığın anne-babasının, onu sevmedikleri için ayrılmaya kalktıklarını düşünmeye başlar. Karı-kocanın ayrılık öncesinde çocuklar nedeniyle sık sık tartışmaları da, çocuktaki bu duyguyu pekiştirir, çocuk yaramaz, kötü olduğu için sevgilerini kaybettiğini, yakında yüzüstü bırakılacağını düşünür. Boşanmanın gerçekleşmesi, korktuğunun başına geldiği duygusunu destekler. Anne bildiği annesi değildir, bir yandan çok sever gibi davranmakta, öte yandan babaya göndermekle korkutmaktadır. Bu karışık duygular içinde çocuk, yine de birine sığınmak ister. Annenin ilgisini çekmek için değişik yollar dener; yaramazlık yapabilir, aslı olmayan bedensel yakınmalara başvurabilir. Saçma isteklerle annenin sevgisini sınamaya çalışır. Başaramazsa, “Beni sevseydin alırdın, sen almazsan babam alır” diyerek anneyi en duyarlı yerinden vurur.

Özellikle küçük çocuklar, boşanma ile babayı kaybetmeyi bir tutarlar. Anneye, “Ben şimdi babasız ne yapacağım?” gibi sorular sorabilir. Okul çocukları boşanmayı ayıp bir olay gibi saklama eğilimindedirler. Kimi çocukta, baba ayrılığından sonra ortaya çıkan bırakılma korkusu, o denli güçlüdür ki, çocuk anneyi ancak gözünün önünden ayırmayarak tedirginliğini gidermeye çalışır. Annenin zamanında eve gelmeyişi, panik derecesine varan ağlamalara yol açar. Hele bu durumda bir çocuk, babanın gidişinden anneyi sorumlu tutuyorsa, annenin zor durumu daha iyi anlaşılır.

11 yaşındaki Arda evin tek çocuğuydu. Anne ve babası sürekli kavga ediyorlardı. Arda onların ayrılmasını istemiyor ancak ne yapacağını da bilemiyordu. Arda evdeki kavgaların nedeni olmak istemiyordu  bu arada sürekli başı ağrıyordu. Okulda dersleri iyi gitmiyordu, üstelik arkadaşlarıyla da sorunları vardı. Arda çekingen bir çocuktu, sorunları hakkında kimseyle konuşmuyordu.

    Arda’nın yaşadıklarını anlatmasını bunların aramızda kalacağını söylediğimde birden ağlamaya başladı, gözyaşları içinde bana anne babasını böyle görmeye tahammül edemediğini anlattı. “İkisini de çok seviyorum ve ayrılmalarını istemiyorum“ diyordu. ”Ama  ikisinin arasında kalıyorum ve bu duruma artık katlanamıyorum. Annem sürekli babamı suçluyor, her şeyden onu sorumlu buluyor, oysa babam bütün gün çalışıyor ve eve yorgun geliyor” dedi. Arda daha önce bunları kimseye anlatmamıştı. Hem annesini hem babasını mutlu etmek için olağanüstü çaba harcıyordu ama bu da onu çok yoruyordu. Uyuyamıyordu  ve  sürekli “Acaba bugün birlikte geçirdiğimiz son gün mü? “ korkusuyla yaşıyordu.

   Arda’nın bakışlarından yardıma ihtiyacı olduğu belliydi, bir sonraki seansa anne ve babasıyla gelmesini söyledim, fakat babası gelmedi. Annesi ise oğlunun anlattıklarını doğruladı. Arda’nın kaybetme korkusu öyle yoğundu ki bu Arda’yı her anlamda olumsuz etkiliyordu. Bu yüzden ne okulda ne de sosyal ilişkilerinde başarılı olabiliyordu.

   Ailenin oğulları üzerindeki baskıyı azaltmaları için öncelikle çocuğun önünde tartışmaya son vermeleri gerekiyordu. Sadece baş başayken alçak sesle tartışabileceklerdi. Eğer çocuklarının sağlığını yeniden kazanmak istiyorlarsa bunu uygulamak zorundaydılar. Arda ile haftada bir kez olmak üzere deneyimsel oyun terapisi seansları yapıldı ve her seansın son 15 dakikasında ebeveynlerle oyun seansı hakkında konuşuldu, öneriler sunuldu. Arda’nın bir ay sonrasında dersleri düzeldi, baş ağrıları azaldı, kendini daha iyi ve özgüvenli hissetmeye başladı.

Çocuklarda anne-baba ayrılığından sonra ortaya çıkan ruhsal belirtiler, huysuzluk, hırçınlık, tedirginlik, saldırganlık vs. gibidir. Uyumsuzluk belirtileri çocuğun yaşına, boşanmadan önceki örselenmesine ve boşanma sonrası anne-babayla ilişkilerinin niteliğine göre değişir.

Her boşanmada çocuklar ruhsal yönden yıpranırlar. Fakat bunu en aza indirmek anne-babaya bağlıdır, bunun için önerilerim;

- Çocuğunuza boşanmanın ne olduğunu açık ve sade bir dille anlatın. Bunu eşinizi suçlamadan, kötülemeden yapın. Bir arada mutlu olamadığınızı, çabaladığınız halde anlaşmazlıkları çözemediğinizi belirtin.

-Boşanmanın onu, bir süre mutsuz edeceğini bildiğinizi söyleyin. Boşanmanızda, onun bir suçu olmadığını vurgulayın. Anne-baba olarak ona olan sevginizin süreceğini söyleyin.

-Çocuğunuzu, eşinizle olan çatışmanın dışında tutmaya çalışın, onu kazanma yarışına girmeyin.

-Duygularınıza yenilip, çocuğu yan tutmaya zorlamayın. Size yaranmak için eşinizi kötülemesine izin vermeyin.

-Eski eşinizden öç almak için, çocuğu ondan mahrum bırakmayın. Bu durumda asıl cezalanan, eski eşiniz değil çocuğunuzdur.

-Çocuk, anne-baba arasında top gibi gidip gelmemeli. Bir evi, asıl evi olarak benimsemeli.

Çocukta sarsılan güven duygusu, ayrı yaşayan anne-babayı sık görmesiyle değil, düzenli aralarla ve sürekli görmesiyle onarılabilir.

Sağlıklı huzurlu günler duasıyla Allah ( c.c)’a emanet olunuz.

KIVANÇ  TIĞLI BULUT.

PSİKOTERAPİST  DANIŞMAN.

 


* BENZER KONULAR

En Faziletli Üç Amel Gönderen: anadolu
[Bugün, 08:20:55 ÖS]


Şeytanı Şımartmayın Gönderen: anadolu
[Bugün, 08:16:14 ÖS]


Akrabalık ilişkileri Kişilerin Keyfine Göre Değildir Gönderen: anadolu
[Bugün, 08:13:16 ÖS]


Geçim Darlığının Sebebi Allah’ın Zikrinden Yüz Çevirmektir Gönderen: anadolu
[Bugün, 08:10:47 ÖS]


Âlemin Yaratılışı ve Hz. Muhammed’in Zuhuru Gönderen: anadolu
[Bugün, 08:06:05 ÖS]


Dünyevileşme Fesadı/Sekülerizm ve Aile Gönderen: anadolu
[Bugün, 07:57:45 ÖS]


İstanbul Mehter - Vakt-i Sururi Sefa 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 12:26:33 ÖS]


İbrahim Başaran - Dua 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 12:17:55 ÖS]


Ahmet Özhan Mevlanın dilinden - 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 12:11:20 ÖS]


Hafız Mustafa Taşova - İlahi 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 12:00:40 ÖS]


Hakan Bayraktar - Külli Aşk 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 11:48:55 ÖÖ]


Huseyin Erek - Hz. Mevlananın duası CD 01 - 2 - 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 11:39:16 ÖÖ]


Adem Tuzcu - Düşünce 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 11:24:14 ÖÖ]


Kadir Kuğu - Güzelsin 320 kbps - NETTE İLK Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 11:17:54 ÖÖ]


Peygamberimiz Bilinmeden Dindar Olunmaz Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 08:25:21 ÖÖ]


Kıyamet Yaklaşıyor mu 1 Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 08:15:54 ÖÖ]


Allah Celle Celâlühû Kendi Yolunda Cihat Edenlere Elbette Yardım Eder Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 08:07:49 ÖÖ]


Dargınları Barıştırın Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 07:59:23 ÖÖ]


Büyük Düşüneceğiz Ki Sonuçlar Büyük Olsun Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 07:46:43 ÖÖ]


İnsanın En Büyük Gayesi İmanla Ölmek Olmalıdır Gönderen: fanidunya NET
[Bugün, 07:39:41 ÖÖ]